Proje Hakkında
Bir yaşam alanı, sadece dört duvar arasına sıkışmış bir hacim değil; stil, konfor ve kişisel vizyonun birleştiği
bir sanattır. Bu projede amacımız, müşterimizin çağdaş lüks beklentilerini, organik formların dinginliği ve
sofistike bir renk paletiyle harmanlamaktı. Ortaya çıkan mekan, koyu ahşap, doğal taş ve zengin dokuların
ahenkli birlikteliği sayesinde zamansız bir zarafet sunuyor.
Bu alanın ana kahramanı, doğal formların yumuşaklığını taşıyan, yarım ay şeklindeki çarpıcı kanepe oldu. Maurizio Manzoni’nin o eşsiz çizgilerini taşıyan Suspence serisi, ilk görüşte karar verdiğimiz parçalardan biriydi. Kanepenin zeytin yeşili kadifesi, mekanın koyu ahşap panelleri ve bej duvarlarıyla kontrast yaratarak o anlık sıcaklığı ve derinliği sağlıyor. Yanındaki rahat berjerler de yine aynı seriden; bej kumaşlarıyla kucaklayıcı bir konfor sunuyor.Bu davetkar oturma grubunun merkezinde, yine Manzoni’ye ait, organik formlu Rita orta sehpalar yer alıyor. İki farklı boyuttaki koyu renkli doğal taş, sert ve heykelsi duruşuyla kanepenin yumuşaklığını dengeleyerek alana karakter katıyor. Altında kullanılan, ağaç halkalarını andıran özel üretim halı ise, beton zeminle mobilyalar arasında anında bir sıcaklık köprüsü kuruyor. Bu halı, mekana hem dokusal bir zenginlik katıyor hem de oturma grubunu mükemmel bir şekilde çerçeveliyor.
Müşterimiz, özellikle kış aylarında evin odak noktası olacak, modern bir şömine istiyordu. Biz de bu isteğe, modern brütalist taş doku ile siyah mermerin sofistike detaylarını buluşturan bir tasarım ile cevap verdik. Şöminenin yanındaki bronz renkli dikey detay, ateşin sıcaklığını yansıtarak mekana dinamizm katıyor. Tüm bu konforlu yaşam alanı, şehir ve doğa manzarasını kucaklayan geniş panoramik pencerelerle tamamlandı. Sabah ışığını yumuşakça içeri alan jaluziler, mahremiyeti korurken, dışarıdaki canlı manzarayı içeri taşıyarak mekana ferahlık ve nefes aldırıyor.
Sosyal bir merkez olması istenen yemek alanı için, zarafetin ve sağlamlığın sembolü olan Aster yemek masasını seçtik. Yuvarlak siyah mermer yüzeyi ve bronz döner merkezi, Manzoni’nin imzasını taşıyan bu masayı, unutulmaz yemek sohbetlerinin merkezi haline getiriyor. Masayı çevreleyen altı adet Tavalo sandalye, konfor ve heykelsi estetiğin mükemmel birleşimi. Bej tonları ve benzersiz tasarımlarıyla, uzun ve keyifli akşam yemekleri için ideal oturma rahatlığını sunuyor.
Bu lüks sofranın üzerini aydınlatan, Manzoni tasarımı Triade avize ise, adeta mekanın mücevheri. Kristalize ışık yansımalarıyla dramatik bir etki yaratan bu aydınlatma, tüm tasarımı zirveye taşıyan sanatsal bir dokunuş oldu. Bizim için bu ev, sadece mobilya seçimi ve yerleşimi değil; müşterimizin stilini, konfor arayışını ve hayallerini, Manzoni gibi ustaların vizyonuyla somutlaştırdığımız bir başarı hikayesidir.





